İslam Dünyasında Tarih Algısı
Şüphesiz İslâm tarihi yalnızca mezhep ve fırkaların tarihi değildir. Özellikle fırkaların tarihi bir siyasal tarihtir. Sıffin ve Cemel Vakası gibi olaylar, merkezinde İslâm var gözüküyorsa da siyasaldır.


  

 

142. Sayı

 

 Siyaset

 

mi

 

Politika

 

 mı ?





Kimliği Belli Bir Şair; Metin Önal Mengüşoğlu / Asaf Emingil




El-Bîrûnî (973 – 1051)
Bîrûnî elinden kalem düşmeyen, gözü kitaptan ayrılmayan, iman dolu kalbi tefekkürden dûr olmayan, benzeri her asırda görülmeyen bilginler bilgini bir dâhiydi. Arapça, Farsça, İbranîce, Rumca, Süryanîce, Yunanca ve Çince gibi daha birçok lisan biliyordu.


Müslümanların Gündemini Vahiy Belirlemiştir/ Prof.Dr.İbrahim Sarmış
Müslümanlar başkalarının önlerine koyduğu ve onları bu görevden alıkoyan gümdemlerle oyalanmamalı, onların bundan alıkoymasına meydan verilmemelidir. Bunun kolay olmadığını biliyoruz. Çünkü bunun doğru bir vahiy kültürü, büyük bir direnç, büyük bir fedakarlık, büyük bir azim ve kararlılık, büyük bir amaç ve ideal gerektirdiği bir gerçektir...


Kimlik Arayıslarında Tarih Yazımının Barındırdığı Zaaflar / Nurettin Özcan
Bugün toplumda büyük ölçüde zihinsel çöküntüler yaşanıyorsa bunun başlıca sebeplerinden birisi, toplumun kaderini hem yazmak hem de ölçülendirmek isteyen zümrenin zıvanadan çıkmış arsız duygularıdır.
Nasıl Bir Siyer? / İbrahim Sarmış
Bu kültür, din telakki edildiği için din olarak okutulmakta, öğrenilmekte ve muhafaza edilmektedir. Böylece insanların gözünde kutsal ve doğma yahut tabu muamelesi görmektedir.
Doğu-Batı Ayrımı Sosyo-Politik Bir Tuzaktır / Zübeyr Yetik
İdeolojik olmakla birlikte görünürde sosyolojik, daha doğrusu sosyo-politik amaçlarla üretilip “sahihleştirilen” Doğu-Batı ayırımı, mekânları kategorize etme-nin ötesinde, kategorileri kalıcılaştırıcı yanıyla zamanı da donduran bir yaklaşımdır.
Kur’an Kıssalarında Tarihîlik ve Gayri Tarihîlik Meselesi / Mustafa Öztürk
Kur’an’ın teosentrik (Allah merkezli) dil dizgesi dikkate alındığında kıssaların aktarımında tematik ve sistematik bütünlüğün, kronolojinin ve özgül tarihselliğin izini sürmek nafiledir, denebilir.
Siyere Yansıyan Tarih Algısı Üzerine Bir Değerlendirme / Mücahid Sağman
Geçmişin sivil mekanizmalarını ve olgunlaşma evrelerini ciddi okumak ve irdelemek yarına dair sivil toplum olma yolunda ciddi adımlar atmayı gerekli kılacaktır.



Şehadet Kavramı Üzerine/ Hikmet Zeyveli
Mü'minler "Yâ Rabbi, bize şehâdet nasib et!" diye dua ediyorlardı. Eğer "şehâdet" bir kâfirin kendisini katletmesi şek­linde anlaşılırsa, bunlar Allah'tan, kâfirlerin kendilerini öl­dürmelerini taleb etmiş olurlardı -ki bu caiz değildir. Zira, bir kâfirin kendisini öldürmesini talep etmek küfürdür...

Peygamber (Hz.) Muhammed 900 Yahudi’nin Öldürülmesi Emrini Vermiş Miydi?/ W. N. Arafat/ Mütercim: Hamit Aydın
İnsan şöyle düşünmekten kendini alamaz: Bu olayla ilgili olarak eğer 600 ya da 900 kişi öldürülmüşse, bu vak’anın önemi çok büyük olurdu. Kur’ân’da bu hususla ilgili daha net açıklamalar, ibretler ve öğrenilmesi gereken dersler yer almalıydı. Yok eğer sadece, suçlu [savaşmış] liderler öldürülmüşse, bunun sonucunun Kuran’da basit/kısa bir açıklamayla yer alması tabii olacaktır...

AHZAB 56. Ayet/ Hz. Muhammed’e Salât Ve Selam Okumak Prof. Dr. İbrahim Sarmış
"Resulullahın adı anıldığında ona salat ve selam okuma, gerekse ashaptan birinin adı anıldığında “Allah ondan razı olsun” deme geleneğinin, ya sonradan Ahzab/56.ayetin dua şeklinde anlaşılmasıyla yahut aşağıda belirtilen zayıf yahut uydurma rivayetlerin yönlendirmesiyle sonradan oluştuğu ve devam ederek geldiği anlaşılmaktadır."



İletmek istediğiniz eleştiri veya yayınlanmasını istediğiniz makale, deneme ve yazılarınızı bize ulaştırabilirsiniz.


 
 
 
 
Anasayfa | Editörden | Künye | Gündem | Kültür - Sanat | Arşiv | İletişimToplist